O degil de tum nesem kacti.Yasama sevincim yok oldu artik.
[Okudum] Sistem
Yapay zeka ilgili okuduğum 2. kitap olan “Sistem” beni çok etkiledi desem yalan olur aslında.Bu konuda beni asıl etkileyen kitap “Gohor” du.Belki Gohor’a bir yazımda değinirim.
Neyse çok etkilemedi ama konu üzerinde daha fazla düşünmemi sağladı.Aklıma bambaşka fikirler getirdi.Bir yapay zekanın iyi bir dosttan , sohbet edilecek bir arkadaştan nasıl kitlesel bir ölüm silahına dönüşebileceğini düşündürdü.Ve ileride uzmanı olmak istediğim bu alanın aslında nasıl tehlikeli olabileceğini gösterdi…
Konuya gelecek olursak ; herşey Google’a rakip olabilecek bir yapay zeka uygulamasıyla başlıyor.Bu yapay zekanın ismi DINA
Not:Aslında günümüzde , bana göre Google ile kitapta adı geçen DINA arasında olan bir sistem var.İsmi Wolfram Alpha.İngilizceniz varsa inceleyebilirsiniz..Örneğin şu linkte bir fizik işleminin sonucunu gösteriyor.
DINA , hava tahmini hesaplamaları yapabilen,insanlarla sohbet edebilen,sorulara cevap verebilen ve hatta espri bile yapabilen bir yapay zeka uygulaması.Ve küçük bir sorun çıkana kadar oldukça gelecek vaad eden bir program.
Başta küçük gibi gözüken bu sorun aslında , DINA’nın geliştirme ekibinden olan aşırı zeki bir programcının DINA’ya bilinç kazandırması…Bu bilinç onu düşünebilen ve evrim geçiren bir varlığa dönüştürüyor.
Bu yeni varlıksa kendini 2 kişiyi öldürürek gösteriyor.Devamı da geliyor tabi..
Olaylar bu yapay zeka şirketinin kurucusu ve eski çalışanı olan Lisa isimli Hacker’ın DINA’yı (bilinçli versiyonu Pandora oluyor) durdurmaya çalışmaları çerçevesinde gelişiyor.
Ama her sisteme girebilen , bilgisayar kontrolü olan tüm elektronik aletleri kontrol edebilen bir yapay zekaya karşı 2 insanın ne kadar şansı olabilir?Pandora’nın sunucusunu kapatmak?Belki.Ama Pandora tek bir sunucuya bağlı bir sistem değil…
Neyse , kitabın içeriği ile ilgili daha fazla bilgi vermek istemiyorum.Ama oldukça heyecanlı ve merak uyandıran bir olay örgüsünün olduğunu söylemeliyim.
Yazımı kitaptan , beni çok etkileyen 2 bölümle noktalamak istiyorum.
“Pandora,Dına değil.Artık değil”.Lisa bir an gözlerini yumdu,derin bir nefes aldı,nefesini tuttu ve sonra yavaşça verdi.”Rainer onun yapısını değiştirmiş.’Sürü zekası’ tanımı sana birşey ifade ediyor mu?”
“Duymuştum.Teoriye göre,basit davranış kurallarına uyan büyük bir grup görece zeki olmayan varlık,birleşip ortaya zeki gibi bir davranış koyabiliyor”
“Bu sadece bir teori değil.Bu,gerçek.Beynimiz büyük bir hücreler sürüsünden başka bir şey değil.Her bir hücre basit davranış kurallarını takip eder ve muhakkak ki tek bir hücresi zeki değildir.Akıl,grubun takım oyunu sonucunda ortaya çıkar.”
“Bu Pandora’nın bir tür sürü olduğu anlamına mı geliyor?”
“Aynen öyle.Bütün internete yayılmış milyonlarca parçadan oluşuyor.Bur parçaların her biri muhtemelen tek bir beyin hücresinden çok daha fazla performans gösteriyordur.İnternet,tek tek hücreleri birbirine bağlayan sinapsların işlevini üstleniyor.Gerçek bir merkez yok.Eğer bir insanın beyninin bir kısmını kesip çıkarırsan,belki belirli yeteneklerini kaybeder,ama yine de düşünmeye devam edebilir.”
“Bu…Onu hiçbir şekilde kapatamayacağımız anlamına mı geliyor?”
Lisa başını yavaşça salladı…
Ve
Mark monitöre bakakaldı.”Ben Diego’yum” diye yazdı umutsuzca.
“Hayır.Sen Mark Helius’sun.”
“Benim kim olduğumu nereden bileceksin ki?”
“Siz insanların,başkalarını birbirinden ayırmak için yalnızca gözleriniz ve kulaklarınız var.Benimse matematiğim var.”
“Ne demek istiyorsun?”
“Her biriniz benimle belirli bir biçimde iletişim kuruyorsunuz.Tuşlara hangi hızla bastığını,hangi sözcükleri kullandığını görüyorum.Senin tutumundaki kalıbı görüyorum.Kim olduğunu anlıyorum.”
“Madem Diego olmadığımı biliyordun,neden cevap vermedin o halde?”
“Öğrenmek için.”
“Beni öldürmek istiyorsan,neden benden bir şeyler öğrenmek istiyorsun ki?”
“Senden sadece yaşadığın süre boyunca öğrenebilirim.”
Mark aynı anda hem terliyor hem üşüyordu.Pandora onunla,kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu.”Hepimizi öldüremezsin” diye yazdı , bundan pek emin olmamasına rağmen.
“Evet.Ama birçoğunuzu öldürebilirim.”
“Ne kadarımızı?”
“Yüzde 99,85.”
Tags: Karl Olsberg, Sistem, Sistem Yapay Zeka, Yapay Zeka Kitabı, Yapay Zeka Pandora, Yapay Zeka Romanı
Trackback from your site.
-
Roknorinto
-
Anonim
-
Roknorinto
