O degil de tum nesem kacti.Yasama sevincim yok oldu artik.
[Okudum] Silah Tüccarı – Dr.House

Merhabalar ,
Bu yazıda , Dr. House dizisiyle tanıdığımız (evet tanıdık.Herhalde izlemese de birçok insan en azından duymuştur.) Hugh Laurie’nin yazdığı kitaptan bahsedeceğim.
Kitaptan yaklaşık 1 ay önce haberim oldu ve çok şaşırdım açıkçası.Tabi bunun üzerine Dr. House ve Hugh Laurie hayranı birisi olarak kitabı hemen alıp okumam gerekiyordu.Velhasıl kelam kitabı aldım ve hemen bitirdim.Ama belirtmeden edemeyeceğim.Almadan önce aklımda bir takım şüpheler vardı.Yani bir bir insan hem iyi bir oyuncu hem iyi bir müzisyen hem de bir yazar olabilir miydi ki?Böyle bir insan olma ihtimali % kaçtır ki?
İnsanın aklına bu adam hangi ara 400 sayfalık bir kitap yazdı?Bu adam eğer “bu konuda da” iyiyse hangi ara kitap yazacak vakti buldu tarzında sorular gelebilir.Mankenlerin şarkıcı olduğu (bir sorunum yok 2 alanda da iyi olabilir,iyiyse yapsın tabi) bir ülkede yaşıyoruz.Bu yüzden nasıl böyle düşündüğümü yadırgamayın
Neyse…Bu düşüncelerim kitabın ilk sayfasını okumamla toz olup uçtular.Kitap , kendisini daha en başından belli ediyor.Bu arada içeriğe geçmeden hemen önce ekleyeyim.Hugh Laurie bu kitabı 1996 yılında yazmış.Türkçe’ye çevrilmesi 14 yıl sonra gerçekleşiyor evet…Tabi bu konuda Dr. House dizisinin Türkiye’de de oldukça popülerleşmesinin etkisi çok büyük.Belki de tek nedenidir , bilemeyeceğim.
Gelelim kitabın konusuna ;
Thomas Lang , İskoç Muhafız Birliğinden yüzbaşı rütbesiyle ayrılmış bir askerdir.Muhafız Birliğinden ayrıldıktan sonra bir nevi paralı askerlik yapmaktadır.Bir gün , bir iş adamını öldürmesi için yüklü bir miktarda para teklifi alır.Ancak Lang , bu işlerin adamı değildir.Kendine has kuralları vardır.Bu yüzden teklifi kabul etmez ve kendisinden öldürülmesi istenen kişiyi uyarmak ister.Ancak olaylar bu aşamadan sonra oldukça karışacaktır.Lang , bu işte yalnızdır ve çok büyük bir planın içerisinde olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir.
Olaya fazla girmeden konuyu kabaca özetlemeye çalıştım.Birazcık daha konuya girsem bazı sürprizler kaçabilir çünkü.Ve şimdi de izninizle , ana karakterimiz hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.
Bir ara Dr. House ile ilgili birkaç yazı okumuştum ve yazıların birisinde House’un Sherlock Holmes’e çok benzediğinden bahsedilmişti.Bir süre sonra Sherlock Holmes filmini (Robert Jr. ‘ın oynadığı) izlemiştim ve gerçekten de aralarında çok ciddi benzerlikler olduğunu farketmiştim.İzleyenler bilir bir dövüş sahnesinde “şu bölgeye vurursam şu olacak ve muhtemelen şu kadar süre iyileşemeyecek” tarzında bir diyalog geçiyordu.
İşte kitabın daha ilk sayfalarında geçen “…Bileğim enseme değmeden ve sol kol kemiğim en az iki,hatta büyük ihtimalle daha fazla parçaya bölünüp,parçaları tuzla buz olmadan önceki o kısacık,kahretsin ki o kısacık andan bahsediyorum…” gibi cümlelerle , Lang karakterinin tam bir Sherlock Holmes olduğunu farkediyoruz.Sadece bununla kalmıyor tabi.Lang , aynı zamanda oldukça dikkatli,zeki ve iyi bir askeri eğitimi olan birisi.İnsan öldürmemek gibi bir prensibi var.Yalnız yaşayan,dolabında 2-3 çeşit yiyecek,gardrobunda da birkaç kırışık kıyafet olan birisi.Bu özellikleriyle de House’a oldukça benziyor.
Beni asıl etkileyen özelliği zekası,olayları en ince ayrıntısına kadar düşünebilip risk alması,sosyal mühendisliği (?) ve tam bir House gibi konuşması.
“Ulus-devletin çöküşü hakkında bir yazı hazırlıyorum.” dedim bezgin bir şekilde,adeta sarhoş gibi.Hayatım boyunca konuştuğum birkaç gazeteci olmuştu,hepsinin ortak bir özelliği vardı : kendileri kadar mükemmel olmayan insanlarla uğraşmaktan dolayı sürekli bir bezginlik hali.O anda bunu taklit etmeye çalışıyordum ve işe yarıyora benziyordu. “Çokuluslu şirketlerin hükümetler üzerindeki ekonomik özgürlüğü,” dedim küçümseyerek,sanki yeryüzündeki her ahmağın bunun şu anki en önemli konu olduğunu bilmesi gerekirmiş gibi.
Bunların dışında , Lang karakterinin araba yerine motorları sevmesi (bir Kawasaki’si var) , iyi bir müzik kulağının olması , kelime oyunları yapması , açıksözlü(!) olması ve aklıma gelmeyen birçok özelliği nedeniyle Dr. House’a çok benziyor.
Kısacası Lang karakteri Dr. House’un bir yansımasıydı.Aslında kitabın 1996 yılında basıldığını düşünürsek Dr. House , Lang’in bir yansıması oluyor ya neyse…2 karakterin birbirine böylesine benzemesi eminim ki Dr. House izleyicileri için kitabı çok daha zevkli bir hale getirecek.
Son olarak belirtmek isterim ki tahmilerimin oldukça ilerisinde bir kitaptı.Her an sürprizlerle dolu olması ve esprili bir dille yazılmış olması çok iyiydi.Bir çok yerde gülmeden edemedim ne yalan söyleyim…Ve sonuç olarak kitaplığımın baş tacı olan kitaplar arasındaki yerini alan bir kitap oldu.Kesinlikle okunmalı diyor ve yazımı noktalıyorum.
Tags: Silah Tüccarı, Silah Tüccarı Dr. House, Silah Tüccarı Hugh Laurie, Silah Tüccarı Kitabı
Trackback from your site.