O degil de tum nesem kacti.Yasama sevincim yok oldu artik.
Güzel Bir Gün vol 1
Sanırım bu yazılardan arada yazacağım.O yüzden bu seferki başlığa vol 1 diyorum.Darısı diğer vol bilmem kaçlara…
Bugün sabah 5.30 ‘da uyandım ve Adana’ya dönmek üzere hazırlandım.Aslında pek planda olan birşey değildi.Babam günü birlik dönecekti ve ben de dönmek istedim.Saatin 5.30 ‘unda beni yataktan kaldıracak çok az neden vardır aslında.Bu seferki neden Metro 2033 oyunuydu
Daha önce kitabından şurada bahsetmiştim.Yazlıkta zaman geçirmek üzere 3 oyun (Crysis 2,Metro 2033 ve Bioshock 2) indirmiştim.Ekran kartım Crysis’i kaldırmaya pek yetmedi.Bioshock’u çok uzun uğraşlar sonucu çalıştırabildim ama bana göre bir oyun değilmiş.Hemen sildim.Metro 2033 ise bir türlü çalışmadı.İşte dönmek istememim asıl nedeni bu sorunu çözmekti.Eh internet sınırsız olunca çözülemeyecek sorun kalmıyor yani.
Buraya kadar ki kısım dönmeye karar verme hikayemdi.Şimdi gelişme bölümüne geçiyoruz.
Döneceğimin belli olması üzerine bir arkadaşımı arayıp “Transformers 3′e gidelim mi ben sabaha geliyorum” dedim.Uzun konuşmalar sonucunda vazgeçip sabah kahvaltıya gitmeye karar verdik.Saat 9.30′da buluşup bu etkinliğimizi gerçekleştirmeye başladık.Bu kısımda çok önemli bir olay yaşadık.Birisi gelip bize “ateşiniz var mı beyler” diye sordu.Bizim bir arkadaş da ordaki bir görevli sanarak “aslında ben bir çay alsam iyi olur” dedi.Olayın üzerinde neredeyse 17 saat geçmiş ama ben hala gülüyorum
Bunun üzerine biz de dalga geçmeye başladık.Birimiz “sende şu var mı ya” diye sordu , diğerimiz “aslında ben bir çay alsam iyi olur” dedik durduk
İyice bir suyunu çıkarttık.Kısa bir ara verip tekrar başlayabiliriz.Bunu unutmamalıyım ^^
Sonra bu çay bombasını patlatan arkadaşla birlikte , geçen yıldan 2 arkadaşımızla buluşmak üzere Çukurova Üniversitesine gittik.Gruba onların 2 arkadaşı daha eklendi vs. vs. Sanırım 12.00-2.30 arası ordaydık.Oturduk , sohbet ettik , eski olayları hatırlayıp güldük falan filan..Oturduğumuz yerin küçük bir oyun bölümü vardı.Langırt ve buz hokeyi (midir nedir hani alttan hava gelir karşı kaleye disk şeklindeki topu sokmaya çalışırsın ya o oyundan işte) vardı.Bir an düşündüm , yıllardır (en az 5 yıldır) langırt oynamamıştım.Hadi gel oynayalım dedim benim çay isteyen arkadaşa
Tam başladık diğerleri de geldi herkes oyuna dahil oldu.O oyunda takım arkadaşım nedeniyle yenildim.Sonraki oyunda da yenildim ama kol bozuktu ne yapayım?
Ordan çıkıp zaten yolumuzun üzerinde olan eski okulumuza gittik (yine çay isteyen arkadaşla).Aslında her bahsi açıldığında “şeytan görsün o okulun yüzünü” diye.Sevmedim,sevmiyorum işte…Neyse esti gittik işte.Plansız birşeydi.Okulda yönetim kademesinden 3 kişi dışında kimse yoktu.2 siyle selamlaştık.Birinin de odasına gittik.5 dakika kadar oturduk.Adamcağız diplomalarla uğraşıyordu.Sağolsun işini bıraktı bizi ağırladı.Okuldan falan konuştuk.Görmeyeli okula futbol sahası yapılmış,yüzme havuzu da yapılmak üzereymiş.Okul okul değil spor tesisi mübarek…Valla fikrimi sorsa aynen söylerdim ama “güzel olmuş ama değil mi” sorusu karşısında şevkini kırmak istemedim müdür yardımcımızın ^^ Ya o değil de sınıflarda bir karış toz varken tüm para neden spor alanına harcanıyor birinin bu soruyu sorması lazım..
Neyse tam okuldan çıkacakken yeni futbol sahasının kapısının açık olduğunu farkettik ve içeride de top vardı.Durur muyuz hiç?Girdik oynadık bir süre.Adana’nın 40 derece sıcağında güneş tepemizdeyken feci hararet yaptım ama olsun.Ne zamandır ayağıma top değmemişti.Şimdi düşündüm de bu sene hiç değmedi evet..Ama iyi oldu rutin dışına çıkıp farklı bir şeyler yapmak , sonucu iyi olmasa da genellikle beni mutlu etmiştir.
Not : Şuan ayaklarımda felaket bir ağrı var.Sanırsam bu ağrıya futbol oynamamızın etkisi çok büyük.Ama dediğim gibi pişman değilim.İyi oldu.
Oradan çıkıp yemek yemeye gittik.Belki 6 aydır Katık’dan döner yemediğimi farkettim ve döner yiyelim dedik.Her zamanki gibi yavaş bir servisti…
Sonra çıkıp bilardo oynamaya gittik.Benim arkadaş , üniversitede çok oynadığı için bayağı ustalaşmış.Bana göre yani..Oyunun sonunda benim 2 renkli topum kalmıştı ve sonuç olarak yenildim.En azından hezimet değil
Bilardodan sonra hemen yandaki Guitar Hero bölümüne geçtik.Aslında öyle bir bölüm yok.PS ve Guitar Hero kısmı var PS oynayan kimse olmadığı için bu seferlik bu ismi veriyorum.
Oyun için oturduğumuzda , hemen yanımızda 2 kişi vardı.Biri bateride diğeri elektro’daydı.2 si de muhteşem oynuyordu.Sanırım harddan bir üst moddalardı (Benim arkadaş Hard oynuyordu o yüzden üstündeki mod ne bilemiyorum ).Ama özellikle bateri çalan o kadar iyiydi ki bir süre ağzım açık onları izledim.Hemen ardından bizim oyun açılınca kendi easy modumda yavaş yavaş düşen notaları görünce ne düşündüm allah bilir
Ben bass’a geçtim , arkadaşım da bateriye geçti oynamaya başladık.İlk 3 oyunun yarısını getiremedim.Ama ilk defa oynuyordum.Neyse bir süre sonra açılmaya başladım.Bir noktadan sonra arkadaşımın beni oyuna döndürdüğü kadar ben de onu oyuna döndürmeyi başardım (notaları fazlaca yanlış basarsanız oyundan atılıyorsunuz,arkadaşınız bir süre iyi çalarsa oyuna dönüyorsunuz).Tamam belki o hard ben easy idim ama dediğim gibi ilk oynayışımdı sonuçta.Gerçi sonradan bir üst seviyeye geçtim.
Yeni seviyeyle birlikte 4 parmağımı kullanmak zorundaydım.Normalde bass çalışırken işaret,orta ve yüzük parmağımı kullandım hep.Serçe parmağımı kullanmak daima zor geldi.Ne tele tam basabildim ne de hızlıca kontrol edebildim o parmağımı..Yani lafın kısası 4. tele geçmek zor oldu.Şimdi başlığın can damarına geliyorum.Günün asıl güzelliğine yani..
Bir ara kendimi öylesine kaptırdım ki ekran dışındaki herşey bulanıklaştı.Zaman , mekan vs. herşey önemsizleşti.Hatta arkadaşım bile..O an sadece ben ve doğru çalmam gereken notalar vardı.İşte tam o an mükemmel çalmaya başlamıştım.Tüm notaları hatasız çalıyordum.Gözüm yanmaya başlamıştı ama herşey mükemmeldi.Kısacık bir an için de olsa hayattan ve zamandan uzaklaşmış , müzik dışında hiç birşey düşünmez olmuştum.Bu gerçekten farklı bir duygu.Kelimelerle ifade etmeye kalksam ömrüm yetmez belki de.
Matrix’de bir sahne vardı ya.Hani Murpheus , Neo’ya zihnini tamamen boşaltmasını söyleyip karşıdaki çatıya atlamasını istiyordu.Hep merak etmiştim insan zihinin nasıl boşaltır , nasıl hiç birşey düşünmez diye..Cevabı hala bulamadım ama nasıl bir duygu olduğunu az çok anladım.Böyle anlar çok nadiren karşıma çıkıyor.Belki birkaç ayda bir?Belki yılda bir?
Günümün asıl güzelliği bu olaydı aslında.O kısacak andı.Belki birkaç saniyelikti..Bilemiyorum ama oldukça uzun geldi.Hani hep kötü,zor anlar uzun gelir ya insana.İşte bana da bu müthiş an uzun geldi.Şanslıyım..
Şanslıyım demişken ; fen sınavından çıktığım gün eve dönüp arabadan indiğimde ağzımın kenarına bir uğur böceği kondu.Hep şanssız bir insan olmuşumdur.Sanki Murphy kanunları tamamen bana çalışıyor..Ama o andan itibaren , şuana kadar (hala da devam etmekte) hep şanslı oldum.Tamam belki sadece birkaç gün oldu ama böylesine şanssız bir insan için , herhangi bir şanssızlık yaşamadan üst üste 2 den fazla şanslı olay yaşamak?İşte bu , gerçekleşme ihtimali çok düşük olan , çok büyük birşey.
Akşam eve gidip Metrp 2033′e baktım.Oyunun farklı bir versiyonunu denedim ama yine olmadı.Sanırım ekran kartıyla ilgili bir durum söz konusu.Amaan diyip kapattım bilgisayarı.Sonra babam geldi ve yemeğe gittik.Saat 10.30 gibi yazlığa dönmek üzere yola çıktık.Babam çok yorulmuş ve uykusu varmış.Otobanda arabayı bana verdi (ilk defa gece kullandım).Yoğun da bir trafik vardı gecenin o saatinde ama kazasız belasız geldik çok şükür
Not:Vites değiştirmeler gittikçe iyileşiyor.Birkaç kez daha kullanırsam vites yükseltmemde pek bir sorun kalmayacak.Ama sanırım vites düşermeler için bu “birkaç kez” in “birkaç katı” kere daha kullanmam gerekecek
Olay örgüsünün (eğer varsa) çok dışına çıktığımı hissettim.Yazıyı daha fazla uzatmadan sonuç kısmına gelip noktalamak istiyorum.
Eski arkadaşla görüşmek güzeldi.Yıllar sonra langırt oynamak güzeldi,eski okuluma gidip futbol oynamak güzeldi,bilardo oynamak güzeldi (ki fırsatım olursa bunu geliştirmek isterim),Guitar Hero oynamak güzeldi,gece araba kullanmak güzeldi..Günümü asıl güzel yapan o kısacık soyutlanma anıydı.İşte böyle bir gündü…Ha bir de Guitar Hero’nun PC versiyonu da varmış.Bir gitar alma fikri kafama yatmadı değil.Fiyatı da çok pahalı değilmiş.Hem bass için de parmak kabiliyetimi de geliştirir
Trackback from your site.