O degil de tum nesem kacti.Yasama sevincim yok oldu artik.
[İzledim] Limit Yok
Merhabalar ,
Bugün kadim dostum Fatih’le Limit Yok’a gittik.Aslında bu filmin adı bariz şekilde Limitsiz.Tamam Türkçe’ye tam anlamıyla çevrilen bir film ismi yok ama insaf ya…Zaten bilet alırken Limitsiz diyince bayan Limit Yok diye düzeltti.İşte o an benim bittiğim andı (!) Ben de “eh o olsun” dedim ve konuyu kapattık
Hazır yazıya sinemadan başlamışken ; altyazı çok kötüydü.Bunu söylemeden edemeyeceğim.Ana karakterimiz zaten çoğu zaman beyaz gömlekle karşımıza çıkıyor ve altyazı da beyaz olunca hiç birşey okunmuyor.Tahminen bir 50-60 kelime kaçırmışımdır.Bu yüzden kendi kendime sinirlendiğim doğrudur evet…
Gelelim filmin konusuna ; ana karakterimiz olan Eddie (Bradley Cooper) , tabiri caizse sefalet içinde yaşayan bir yazar.Sevgilisiyle ilişkileri berbat bir halde.Üzerinde çalıştığı kitapta henüz tek bir cümle bile yok.Kendini içkiye vurmuş , beş parasız bir insan …
Eddie bir gün sokakta , eski karısının kardeşiyle karşılaşır.Eddie’nin bu sefil halini gören kayınbiraderi Vernon Eddie’ye bir hap vermeyi önerir.Bu hap insan beynini ortalama %20 olan kapasitesinden çok çok daha ileriye taşıyacaktır.Eddie hapı istemeden de olsa alır ve kısa bir süre sonra dayanamayıp dener.
O andan itibaren herşey değişecektir.Dünyayı daha farklı görmeye başlamıştır.Etrafındaki herşeyin farkındadır.Her ayrıntıyı görmektedir.Herhangi bir zaman diliminde duymuş olduğu ama hatırlamadığı herşey zihninde belirmektedir.Beyni bir hesap makinesinden hatta bilgisayardan farksızdır…
Bu noktada konuyu kesiyorum.Zaten (spoiler olmayacak) resimden de görüldüğü gibi adamın hayatı çok farklı bir hal alacak..Daha önce Sihirbazın Çırağı filminde bahsettiğim bir olaya geleceğim.Hap konusu oldukça mantıklı bir senaryoya bağlanmıştı.Yani normalde beynimizin %20 sini kullanıyoruz.Ama hapı içtikçe bu % tavan yapıyor.Tavan yapma kısmı bana hiç de mantıksız gelmedi.Muhtemelen askeri düzeyde bu tarz araştırmalar yapılıyordur..Ama asıl etkileyici kısım hapın etkileriydi.Mesela hapın etkisi zeki insanlarda daha fazla olmaktaydı.
Grooveshark’dan Müzik İndirmek
Merhabalar ,
Öncelikle Grooveshark nedir?
Grooveshark ; bir çeşit çevrimiçi müzik dinleme servisidir.Türkçe şarkılar pek fazla olmasa da yabancı şarkı olarak oldukça geniş bir arşivi vardır.Grooveshark’ın arşivini kullanıcıları oluşturmaktadır.Sizde olup Grooveshark’da olmayan müzikleri yükleyebilirsiniz.Ayrıca ücretsiz üye olarak kendinize ait playlist’ler oluşturabilirsiniz.Kısacası Grooveshark böyle bir servis.
Gelelim asıl konumuza…Firefox’dan indirme işlemi için kısa bir video hazırladım.
Ama öncelikle şu adresteki Orbit Grooveshark Downloader uygulamasını indirip yüklemeniz gerekmekte.Bu kısmı videoda anlatamadım çünkü yükleme işleminden sonra Firefox’u yeniden başlatmak gerekiyordu.Ve yeniden başlattığım zaman video çekimi sona eriyordu.O yüzden bu kısmı halletmek size kalıyor
Ayrıca bu uygulama sayesinde İnternet Explorer üzerinden de müzik indirebiliyorsunuz.Resimleri yukarıda verdiğim linkte mevcut.
3 Dolara CuteFtp Akademik Lisansı
Merhabalar ,
Yine şanslıyım , 3 dolara bir lisansa sahip oldum.Daha önce de Öğrenciler için Ücretsiz Adobe Flash Builder 4 Lisansı yazıdımda anlattığım yolla ücretsiz bir flash lisansı almıştım.Öğrenci olmak daha eğlenceli olmaya başladı
Artık çoğu şirket hem öğrencileri hem de akademik kadroyu düşünüyor.
İyi de ediyorlar bence.İnsanları bir şeylere teşvik etmeyi geçtim , daha genç yaşta korsan program kullanmaya alıştırmamak lazım.Her program 10$ civarı olsa insanlar neden lisanssız kullanmak istesin ki?Ben istemem mesela…
Neyse , Adobe’yi ve GlobalSCAPE’i bu konuda tebrik edip konumuza dönüyorum.
Yalnız dönmeden önce şunu da belirtmek isterim.CuteFtp bir zamanların en çok kullanılan FTP programıydı.Bunu bilen kötü niyetli insanlar , cracklerin içine zararlı kodlar yerleştirdiler.Bir aralar herkes sitelerindeki iframe kodlarından şikayetçiydi ve çözümü de pek kolay değildi.Zaten ondan sonra FileZilla kullanmaya başladı herkes.Bense hayatımda böyle uyduruk bir program görmedim.Kimse kusura bakmasın ama o nasıl kullanışsız bir arayüz öyle?
Ve geleyim konumuza…Geçenlerde , format attıktan sonra yıllardır arşivimde olan CuteFtp 8 sürümünü yüklemiştim.CuteFtp’nin lisanssız sürümünde , programdan çıktıktan sonra GlobalSCAPE’in satın alma sayfalarına benzer bir sayfası açılıyor.Artık ben mi bugüne kadar dikkat etmedim yoksa yeni mi böyle bir uygulama getirdiler bilemeyeceğim ama birden gözüme Akademik Lisans ibaresi çarptı gözüme.
CCS PCWHD Derleyicide Timer Interrupt Sorunu
DSPIC30F4011 ve CCS PCWHD derleyicisini kullanarak gerçekleştireceğim bir projede TIMER1 kesmesi(interrupt) ile belirli bir periyotta ADC değerlerini okumam gerekti. Son derece basit bir zamanlayıcı uygulaması olan bu iş için aşağıdaki PIC lerle uğraşanların çok aşina oldukları basit kodu yazdım.
TIMER1 setup:
setup_timer1(TMR_INTERNAL | TMR_DIV_BY_64); // Timer1 ayarları yapılıyor set_timer1(0x001); // TMR1 değeri belirleniyor enable_interrupts(INT_timer1); // int_timer1 kesmesini aktif yapar enable_interrupts(INTR_GLOBAL); // Aktif edilen kesmelere izin ver
TIMER1 kesme servisi:
#int_timer1 // Timer1 kesmesi
void timer1_kesme ()
{
int i;
set_tris_D(0x00);
i=i+1;
if (i==5)
output_high(pin_D0);
if (i==10)
{
output_low(pin_D0);
i=0;
}
set_adc_channel(0);
current1=read_adc();
set_adc_channel(1);
voltage1=read_adc();
if (duty<=0x3e0)
duty=0x015e; //d=%35
set_motor_pwm_duty(1,1,(duty));
set_timer1(0x0001); // TMR1 değeri yükleniyor
}
[İzledim] Sanctum
Filmde kısaca ; dünyanın en karmaşık tünel sistemini keşfetmeye çalışan bir grup insanın başına gelen olayları anlatılıyor.Tünel sistemi dediysek , ciddi anlamda karmaşık ve büyük bir tünel sistemi.
Öyle bir sistem ki giriş krater gibi bir yerden aşağı inerek başlıyor.Son keşfedilen yerlerin yakınındaki ileri üs bile kilometrelerce uzakta…
Ve demin öğrendiğim kadarıyla bu film , yaşanmış bir olayın uyarlamasıymış.Filme saygım biraz daha arttı.
Görüntü olarak, 3D olarak izlemek elbette bir başka.Ama Avatar’daki gibi bir 3D izlenimine kapılamadım bir türlü.Belki Avatar’dan sonra beklentim arttı ama yine de görüntü olarak birçok 3D filmden daha iyiydi.Dalış sahneleri falan oldukça güzeldi.
Benim yorumlarıma gelecek olursak ; filme 3 kişi gittik ve diğer 2 kişi filmi hiç beğenmedi.Hatta bunu öyle bir belirttiler ki kendimden şüphe ettim
“Bunlar berbat diyor ben nasıl bu kadar beğendim” falan demeye başlamıştım filmden çıkınca.
Sonra filmle ilgili sinemalar.com’daki yorumlara bakınca rahatladım.Ciddi anlamda filmi beğenen bir kitle varmış.Ben zaten yapım itibariyle belgeselleri çok severim.Bu film de aslında belgesel gibi birşeydi.Daha önce hiç bu tarz bir sualtı belgeseli izlediğimi hatırlamıyorum.Filmi izleyip tüp olsun,dalışta yapılanlar olsun,tehlike durumlar yapılanlar olsun beni çok etkiledi.
Aksiyon,heyecan,gerilim dolu bir filmdi.Hatta bir sahne Testere serisini aratmadı desem yeridir.İçin gitti o an ya.Hala gözümün önüne geliyor.
Bedava Google Adwords Kuponu Veriyorum (Part 2)
Merhaba ,
Daha önce şu yazımda bana gelen 2 adwords kuponunu yorum yapan 2 kişiye vermiştim.
Bugün 100 TL’lik bir kupon yollamış Google.Sağolsun , eksik olmasın.Ancak ben kullanmayacağım.Bu yüzden elimdeki bu kuponu da vermek istiyorum.
Ancak son zamanlarda bloglar arasında “yorum yapan x kişi arasından çekilişle” hareketi moda oldu.Ve ben de bu modaya uymak istiyorum.Şuan için aklımdan geçen yorum yapan 5 kişi arasından çekiliş yapmak.
Elimde 2 tane kupon var.Birisi resimde gördüğünüz , postayla bana gelen 100 TL’lik kupon.Diğeri de demin SMS ile aldığım 80 TL’lik kupon.
Buraya yorum yapan ilk 5 kişi arasında Random.Org aracılığı ile bir çekiliş yapacağım.İlk talihli 100 TL’lik , 2. talihli 80 TL’lik kuponu kazanacak.
Kazanma olasılığı o kadar da düşük değil hı?
Not:100 TL’lik kupon 1 Nisan’dan sonra 80 TL’ye düşecek ve son kullanma tarihi 30 Nisan.SMS için böyle bir tarih yok sanırsam.Ama yine de kazanlar kullanmakta acele etsinler..
En Sevdiğim iPhone Uygulamaları

- 360 Browser (0.99$)
Safari’den 10 kat daha iyi ve gelişmiş bir web tarayıcısı.Kolay ulaşılabilen sekmeler,Adblock eklentisi (sayfanın kaynak kodları gibi de onlarca eklentisi var),tam ekran,tema,firefox senkronizasyonu,offline read,download,media player gibi birçok özelliği var.
Zaten download yapması bile başlı başına yeter.Friendfeed’den müzik indirip , arkaplanda dinleyebiliyorum.Kaldı ki app store’daki çoğu download uygulaması 1 veya 2$.Kesinlikle her iPhone’da bulunması gereken bir uygulama..
http://itunes.apple.com/tr/app/360-web-browser-download-manager/id387737097?mt=8
- TwitBird (Free,1.99$,2.99$)
Bir çok Twitter uygulaması denedim ama en iyisi açık ara Twitbird bence.Harika bir arayüzü ve tema seçenekleri var.
[Okudum] Silah Tüccarı – Dr.House

Merhabalar ,
Bu yazıda , Dr. House dizisiyle tanıdığımız (evet tanıdık.Herhalde izlemese de birçok insan en azından duymuştur.) Hugh Laurie’nin yazdığı kitaptan bahsedeceğim.
Kitaptan yaklaşık 1 ay önce haberim oldu ve çok şaşırdım açıkçası.Tabi bunun üzerine Dr. House ve Hugh Laurie hayranı birisi olarak kitabı hemen alıp okumam gerekiyordu.Velhasıl kelam kitabı aldım ve hemen bitirdim.Ama belirtmeden edemeyeceğim.Almadan önce aklımda bir takım şüpheler vardı.Yani bir bir insan hem iyi bir oyuncu hem iyi bir müzisyen hem de bir yazar olabilir miydi ki?Böyle bir insan olma ihtimali % kaçtır ki?
İnsanın aklına bu adam hangi ara 400 sayfalık bir kitap yazdı?Bu adam eğer “bu konuda da” iyiyse hangi ara kitap yazacak vakti buldu tarzında sorular gelebilir.Mankenlerin şarkıcı olduğu (bir sorunum yok 2 alanda da iyi olabilir,iyiyse yapsın tabi) bir ülkede yaşıyoruz.Bu yüzden nasıl böyle düşündüğümü yadırgamayın
Neyse…Bu düşüncelerim kitabın ilk sayfasını okumamla toz olup uçtular.Kitap , kendisini daha en başından belli ediyor.Bu arada içeriğe geçmeden hemen önce ekleyeyim.Hugh Laurie bu kitabı 1996 yılında yazmış.Türkçe’ye çevrilmesi 14 yıl sonra gerçekleşiyor evet…Tabi bu konuda Dr. House dizisinin Türkiye’de de oldukça popülerleşmesinin etkisi çok büyük.Belki de tek nedenidir , bilemeyeceğim.
Gelelim kitabın konusuna ;
Thomas Lang , İskoç Muhafız Birliğinden yüzbaşı rütbesiyle ayrılmış bir askerdir.Muhafız Birliğinden ayrıldıktan sonra bir nevi paralı askerlik yapmaktadır.Bir gün , bir iş adamını öldürmesi için yüklü bir miktarda para teklifi alır.Ancak Lang , bu işlerin adamı değildir.Kendine has kuralları vardır.Bu yüzden teklifi kabul etmez ve kendisinden öldürülmesi istenen kişiyi uyarmak ister.Ancak olaylar bu aşamadan sonra oldukça karışacaktır.Lang , bu işte yalnızdır ve çok büyük bir planın içerisinde olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir.
[İzledim] Due Date

Due Date = Harika
Direk olarak bunu söyleyebilirim.Zaten filmin güzel olması için 3 önemli kriter bu filmde mevcut.1)Hangover’ın yönetmeni 2)Robert Downey Jr. 3)Tıpkı Hangover’daki gibi bir karakterle Zach Galifianakis
Aslında pek komedi izleyen birisi değilim.İzlediklerim de beni pek sarmıyor açıkçası.Ama birkaç ay önce Hangover’ı izlemem benim için bir dönüm oldu.Hiçbir filmde bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum.Resmen gülmekten karnım ağrımıştı.Bu arada hemen belirteyim Hangover benim gözümde 10/10 ‘luk bir film.
Şimdi neden girdim bu Hangover’a? Girdim çünkü okuduğum kadarıyla insanlar hep bu 2 filmi karşılaştırmış.Hem yönetmen , hem de oyuncu olunca karşılaştırmak doğal oluyor tabi.Bu yüzden hemen o konuya da değineyim.Son zamanlarda film yorumlarına sıklıkla bakmaya başladım (filmi izledikten sonra).Ve gördüğüm kadarıyla herkes filmleri büyük bir önyargı ve beklentiyle izlemeye başlıyor.Ve çoğu zaman da bunun pek doğru olmadığını düşünüyorum ve ekliyorum.Hangover’la pek kıyaslama yapmayın ve beklentileriniz gökyüzünde olmasın.
Bu sözlerimden de daha kötü bir film olduğu çıkmasın.Hangover’da 10 birim güldüysem Due Date’te 7 birim güldüm.Bence düşük birşey değil.
Neyse geleyim filmin konusuna ;
Peter Highman beş gün sonra doğuma girecek karısına yetişmek ve zamanında orada olmak için Atlanta’da çok hızlı hareket etmesi gereken bir baba adayıdır. Ancak uçağını yakalayamayınca tüm programı alt üst olur. Kendisini Ethan Tremblay’in arabasında bulan Peter, karısının ve çocuklarının yanında zamanında olabilmek için bu yolculuğu yapmak zorunda kalır. Tüm ülkeyi bir uçtan diğerine katedeceği yol arkadaşı ise tam anlamıyla sinir bozucudur.
[İzledim] Takers
Malum 15 tatildeyim ve zaman buldukça film izliyorum
Tatilin şimdiye kadar ki kısmında birkaç film izledim ama hakkında yazmaya pek gerek görmedim.Eğer bu film gibi güzel olanlara denk gelirseö tatil süresince onlar hakkında da birkaç şey yazarım.Gelelim bu filme..
Dediğim gibi filmi , buraya yazmaya değecek kadar beğendim.Her ne kadar IMDB’de 5.7 gibi bir puan almış olsa da benim gözümde 8/10 gibi bir puanı var.
Yine de IMDB puanı neden bu kadar düşük bilemiyorum ama The Expendables (Cehennem Melekleri) gibi bir film bile 6.7 almışsa Takers’a haksızlık etmişler diyorum…
Film , bir grup hırsızın gerçekleştirdiği soygunu konu alıyor.Oldukça profesyonel bir şekilde soygun gerçekleştiren grubun işleri , son soygunlarının ardından başlarına musallat olacak 2 polisle zorlaşır.
Eski bir grup üyesinin hapisten çıkıp bugüne kadar ki en büyük soygun planını vermesinin ardından işler sarpa saracaktır…
Aslında , diğer filmlerden farlı olarak hırsız-polis döngüsünde geçmiyor.İzleyici bakış açısı da zaten polisten yanı olmuyor.Olay örgüsü hırsızların gözünden gelişiyor.Polislerin yaşadıklarını değil hırsızların yaşadıklarını izliyoruz daha çok.Hatta birçok kişinin söylediği gibi bir bölümde ölen hırsız için üzülebiliyoruz
