Hoşgittin 2011

Written by bbuyukguzel. Posted in Benden, Genel, Günlük

Bu yıl da yaratıcılığın dibine vurarak geçen seneki başlığımın aynısını yazıyorum.Zaten yazmakta bayağı bir geç kaldım bu yıl.Bir de başlık aramakla zaman kaybetmeyeyim.

Geçen yıl yazdığım yazıyı göz önünde bulundurarak 2011 özeti tarzında bir yazı yazmakla başlayayım.

———————————————————————————————-

TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliğini kazandım.Şu anda hazırlık okumaktayım.

Geçen yıl başlayıp yarım bıraktığım Java kitabıma bu yıl da başlayıp yarım bıraktım.Artık gelenekleştiriyorum sanırım.

2010′da okuduğum o Gohor isimki kitaptaki beni cezbeden Yapay Zeka konusunda iyice kafayı bozdum.Sanırım bölüme geçince buna yoğunlaşacağım.Gelecekle ilgili aklımda başka bir düşünce yok.

Helikopterimle (Lama v4) güzel zamanlar geçirdik.En son,palleri kırdığım için DealExtreme’den yeni pal ve mekanik set almıştım ama helikopterin ayarı iyice bozdu.Yani çok bozdu bir noktadan sonra bozmaz dedim yine bozdu.Sonra da hevesim kaçtı zaten.Ama yazın babamla lambalı amfi yapmayacak olursak ona ayrılacak bütçeyle bir üst seviye helikoptere geçebilirim.Çok sevdim bu hobiyi.

Şu psikolojik araştırmamda bayağı bilgi topladım.Beklediğim sonuçlar çıktı.Bir üst aşamaya geçebilirim.

Ehliyetimi aldım hatta Dikmen’in (Ankara) beni korkutan o yokuşlarında (tek başıma sayılabilecekken) araba kullandım.

[İzledim] Sherlock Holmes 2

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Okudum / İzledim

sherlock-holmes-a-game-of-shadows

Öncelikle, 3 aydan biraz daha uzun süredir hiç yazı yayınlamamışım bunun farkına vardım.Üniversitedeki ilk ayımda zaten yazı yazabileceğim bir bilgisayarım yoktu.Sonrasında ise hevesim kaçmıştı.Bu aralar herhangi bir konuda sıklıkla başıma geldiği gibi…Şuan taslaklarda 2 yazım var.Bu haftam tamamen boş aslında.Belki geç de olsa o yazıları tamamlar ve yayınlarım.Lafı fazla uzatmadan, diyeceğim o ki Sherlock Holmes 2′yi izlemem 3 aylık sessizliğime bir son verdi.

Sinemaya tek başıma gitmeyi pek sevmediğimden ve yeni arkadaşlarımın çoğu Imdb usulü önyargılara sahip olduklarından Ankara’da henüz sadece 2 kere sinemaya gidebildim.Zaten ilk seferinde fırsat bu fırsat 2 filme girelim bari demiştim.Geleyim film hakkında düşüncelerime.

  • Genel itibariyle harika bir filmdi.Direk 8.5/10 puan vermekle başlayayım.
  • Müzikler ilk filmde olduğu gibi Hans Zimmer imzası taşıyordu.Zaten Hans Zimmer dediğim için fazla açıklama yapmaya gerek duymuyorum.İlk filmdeki Discombobulate isimli giriş müziği ikinci filmde de vardı.
  • Senaryo tek kelimeyle mükemmeldi.Olaylar birbirlerine çok iyi bağlanmıştı.Çoğu şeyi tahmin etmek zordu.Olay örgüsü içerisinde fazlaca “beklenmedik” şey gerçekleşti.
  • Robert Dawney Jr. hayranlığımı bir kenara bırakacak olursam, oyunculuklar takdire şayandı.Bu filmle de Robert Dawney hayranlığım bir kat daha arttı.
  • Türü gizem ve macera ağırlıklı olan bu filmde çok sağlam espriler de vardı.Birkaç sahnede salonca katıla katıla güldüğümüz oldu.Sanırım ilk filmde de böyle birkaç sahne vardı.Bence bu durum “çok iyi oldu çok da güzel iyi oldu tamam mı” :)
  • İlk filmde olduğu gibi bu filmde de 18. yüzyıl ingiltere’si harika bir şekilde bizlere aktarılıyor.Filmi izlerken hiç yapay bir atmosfer havası sezmedim açıkçası.Döneme uygun yapı,araç,kıyafet,silah vs. gibi şeyler gayet iyi kullanılmıştı.Aynı havayı bir de Indiana Jones’da sezmiştim.Sanırım eski zaman havası veren filmler listesi yapsam ilk 2′yi bu filmler alır.
  • İlk filmdeki dövüş sahnesi o kadar iyiydi ki hala hatırlarım.Bu tür sahneler ikinci filmde de gayet başarılı bir şekilde mevcut.Başrol oyuncularının değişmemesi,Sherlock’un Watson’un köpeğiyle uğraşması,evi vb. unsurların aynen korunması hoştu.Gerçi serinin devamı gelirse 3. bir dövüş sahnesi klasikleşti damgası yiyebilir..
  • Müziklere zaten söylenecek bir şey yok.Bunun yanında efektler de oldukça iyiydi.Matrix tarzı yavaş çekim sahneleri,patlamalar vs. çok başarılıydı bence.Normal akışında giden bir sahnenin birden yavaş çekime geçmesi ve ardından gelen,insanı o atmosfere başarıyla sokabilen sesler..
  • Hala Adana’da olsam nüfusu ve bu yazıyı okuyabilecek Adana’lı,potansiyel bir sinemaseverin sayısını düşenerek bunu yazmazdım ama Ankara nüfusunu dikkate alırsam bunu yazmam gerek sanırım.Ankamall-AFM sinemasında altyazı ciddi anlamda sorunluydu.Şöyle tarif etmeye çalışayım : “3D bir filmde gözlüğü çıkardığınızda altyazı nasıl gözüküyorsa bu salonda da aynen öyleydi.Salonda çoğu kişi bu durumdan şikayetçiydi.Yani size tavsiyem farklı bir sinemaya gidin..
  • Şunu da eklemeden geçmek istemiyorum.Sinemaya gittiğim bir arkadaşım ilk filmi izlememişti.Buna rağmen filmden çıkınca filmi çok beğendiğini söyledi.Gerçekten de serinin ilk filmiyle öyle aman aman bir bağlantı yoktu.Tabi ki ilk filmi henüz izlememiş olanlara izleyip gitmelerini öneririm ama öyle de izlenebiliyormuş demek ki.
  • Bu arada tren sahnesinde Robert Dawney Jr. makyajı akmış haliyle tıpkı Jocker’e benzemiyor muydu sizce de? :)

Şehirden Ayrılma Vakti

Written by bbuyukguzel. Posted in Benden, Genel

Üniversite kaydı, hazırlık sınavı derken okul 12 Eylül’de açılıyor.Ve benim için de artık ayrılık vakti geldi.

Koca bir yaz tatili nasıl geçmedi anlamadım.Sınavdan sonraki 1-2 hafta falan rahat olduğumu hatırlıyorum.Yani en azından annemin “oğlum hiç bakmadın mı kaç net yapmışsındır x dersinden” gibi soruları dışında oldukça rahattım :) Sınavdan çıkıp kontrol etme gibi şeyler pek bana göre değildir de..

O 1-2 haftadan sonra sonuç stresi dönemine girmiştim.”Acaba kaç puan alırım?” “İnşallah biyolojiden – nete düşmem” gibisinden soruların havada uçuştuğu o dönem..Ardından sonuçların açıklanmasıyla tercih stresi dönemine girmiştim.

Annemin sürekli “oğlum garanti bir yerler daha yaz riske atma” demesi üzerine en kötü dönem başlamıştı.Sanırım en streslisi o kısımdı.En sonunda gidip kendi sıralamamın yaklaşık 200 bin gerisindeki bir üniversite yazıp bu konuyu kapatmıştım.

Bu bölümün de hemen ardından “Acaba hangi üniversite olacak?” dönemi başladı.Tabi bu dönemlerin hiç birinin bitiş tarihi önceden belli değildi.Sayın ÖSYM yine YGS’de yaptığını yapıp sessiz sedasız , kafasına estiği şekilde açıkladı her şeyi.

Birkaç hafta önce TOBB ETÜ’yü kazandığımı öğrenmem ve geçen haftayı yazlıkta geçirmem nedeniyle en rahat 1 haftamı geçirdim.Bu 1 hafta belki de ilkokuldan sonraki en rahat günlerimdi.Kafamda ders ve sınavla ilgili hiçbir şey olmadan geçen 1 hafta…

Yani bu yaz kafam, yaklaşık olarak 3 hafta kadar rahat etti.

Hayallerime İlk Adım

Written by bbuyukguzel. Posted in Benden, Genel

Yazı biraz fazlaca uzun oldu.O yüzden bir söyleyeyim dedim.Belirli bir konusu da yok aslında.Aklımdaki yazıyı yazamadım pek.O yüzden boş vakti olmayan okumasın.En azından yarıda bırakıp kötü şeyler düşünmez.
Temaya pek zaman ayıramadım o yüzden bu uzun yazı için font büyüklüğü sıkıntı olabilir.CTRL’ye basılı tutarken mouse scroll’unu (yuvarlak top) birazcık ileri iterseniz zoom yapmış gibi olacaksınız.Geriye çekerek eski haline dönebilirsiniz.

Aslında ilk adım mı oldukça tartışılabilecek bir konu.Muhtemelen de değil zaten.Şuan bu iddamı çürütmek için ciddi ciddi düşündüm ve buldum.Hayallerime olan ilk adımı zaten o hayalleri kurarak atmışım.

Ama konumuz bu değil tabi ki.Sadece ilgi çekici veya çarpıcı ya da farklı bir başlık arıyordum…

Konuya balıklama dalmadan önce bir hayalimi açıklama gereği hissediyorum ki yabancılık hissetmeyin.Hayallerimin başında ,
“Yapay Zeka” alanında tanınmış bir kişi olmak geliyor.Daha fazla açmaya gerek duymuyorum.Bu “tanınma” zaten büyük şeyleri başarmayı , başka birkaç şeyi daha ve parayı beraberinde getirecek.Ama yine de söylemeliyim bu hayali para için kurmadım :) Zaten ortalama bir bilgisayar mühendisi ne kadar para kazanabilir ki?Amacım para kazanmak olsa muhtelen yurtdışında okuyup doktor olmak isterdim.

Bu arada küçük bir geçmiş kesiti vermek istiyorum ;

  • Bilgisayar merakım ilkokul yıllarında başladı.Ailem bana bir 0,6 GHz bir Compaq bilgisayar almıştı (aa bu eskileri görmemiş bir de geek geçinir demeyin.Dayımın Amiga’sını az kurcalamadım).Matematiği geliştirmeye yönelik 2 oyunum vardı.Onları oynar dururdum.Babamın çalıştığı iş nedeniyle evimizde sınırsız sayılabilecek internet vardı.56k modemlerle sonraki dönemlerde haşır neşir olmuştum.Bilgisayarla ilk tanıştığım yıllarda değil.146′ya bağlanırken ne de sinir bozucu bir ses gelirdi hatırlayan var mı?Şimdi duysam güzel bir nostalji olur.

Bass Gitarda Sap Ayarı

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Müzik, Püf Noktalar

Merhabalar ,

http://www.basgitarist.com'u gezerken oldukça yararlı ve güzel anlatılmış olan bu konuya rastladım.Yazı gerçekten teknik konulara girmeden , sade bir dille anlatılmış.İçeriğinde resimlerin de olması çok hoşuma gitti ve burada paylaşayım dedim.Siteleri iyi ama felaket bir arama sistemleri var.Belki bu yazıya daha kolay ulaşılır..

Bas gitarlarımızın çalım rahatlığı, hem teknik gelişim açısından, hem de kafamızın içindekileri müziğimize yansıtabilmek adına önemlidir. Çalım rahatlığı kaygısı, çalacağımız bas gitarın seçimi aşamasında başlar. Gitarın ağırlığı, tuşe yarıçapı gibi faktörler, fiziksel yapımız ve müzik tarzımıza uygun gitarın seçiminde göz önünde bulundurduğumuz noktalardır.
Basımızı aldıktan sonra çalım rahatlığı, büyük ölçüde, ayarlarının iyi yapılmış olmasına bağlıdır. Bu ayarlardan en önemlileri ise sap ayarı ve tel yüksekliğidir. Bu yazıda bu iki ayara değinmeye çalışacağım.
Burada okuyacağınız şeyler, hepimizin erişim sahibi olduğu internetteki bilgilerden derlenmiş, benim tecrübelerimle desteklenmiştir. Netteki bilgiler genellikle İngilizce olduğundan, bunların derli toplu ve Türkçe bir özet şeklinde burada bulunmasını amaçladım.
Gitar üzerine alt eşik ve akort burgularından bağlı olan teller, akortlandığı zaman sapa bir gerilim uygularlar. Sap ağacı, bu gerilimin etkisiyle eğilerek içbükey bir şekle gelmeye çalışacaktır. Bu anlamda sap ağacının gerilime direncinin artırılması ve şeklini muhafaza edebilmesi amacıyla, gitar saplarının içerisine truss rod (destek çubuğu, sap çeliği) adı verilen, bir ucu vidalı çelik bir çubuk yerleştirilir. Vida sıkıldığı takdirde sapa tellerinkinin tersi yönde bir gerilim uygulayarak sapı geriye doğru çeker. Böylelikle denge sağlanmış olur.

bass_gitarda_sap_ayari_1

Teoride basit bir mantığa dayanan bu ayar, bir takım şeylere dikkat edilmediği takdirde gitarınıza zarar verebilir. Ağaç şekil değiştirebilen bir malzeme olmasına karşın esnekliği yüksek bir malzeme değildir! Ayar vidasının tek seferde çok fazla sıkılması, sap ağacında çatlamaya yol açabilir. Yine aynı nedenle, sap üzerine yapıştırılmış olan tuşe ağacı yerinden atabilir. Truss rod ayar vidasını bir seferde çeyrek (1/4) turdan fazla sıkmamak gerekir.
Truss rod vidaları, tellerin uyguladığı gergi kuvveti sebebiyle kolay sıkılamayabilir. Bunu kolaylıkla yapabilmek için oturun ve gitarı önünüze dik bir şekilde alın. Bir ayağınızla alt taraftan destek verip, diğer taraftaki dizinizle de ortaya destek verdikten sonra elinizle sapı en tepeden dikkatlice çok az çekin. Vidayı böylece yumuşak bir şekilde sıkabilirsiniz.

bass_gitarda_sap_ayari_2

Truss Rod Ayarı Nasıl Yapılır?
Tellerin yüksekliğine etki eden iki faktör vardır:
1) Truss rod ayarı
2) Köprüdeki yükseklik ayarı
Eğer teller yüksek ise, bu yukarıdaki faktörlerin herhangi birinden kaynaklanıyor olabilir. Önce truss rod ayarını kontrol etmek gerekir. Bunun için köprüdeki yükseklik ayarının etkisini bertaraf edip tel yüksekliğini kontrol etmek lazımdır. Peki bunu nasıl yaparız? Sol elimizle 1. perdeye, sağ elimizle de 17. perdeye aynı anda basarsak, köprü yükseklik ayarının etkisini engellemiş oluruz. Bu durumda tellerin yüksekliğine sadece tellerin gergisi ile truss rod’un karşı kuvveti sonucu sapta oluşan kavis etki etmektedir. İdeal durumda sap çok hafif içbükey şekilde olmalıdır. Bunu 1. ve 17. perdelere bastığımızda, bu iki perdenin arasında kalan bölgede gözlemleyebiliriz. Sapta oluşan bu çukurun en derin yeri de dolayısıyla 8 ila 10. perdeler arasında olacaktır.

[Okudum] Kara Yağmur

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Okudum / İzledim

kara_yagmur

Merhabalar ,

Bu kitabı bitirerek uzun zamandır ara vermek zorunda kaldığım “kitap okuma” hobime paytak bir adım atmış bulunmaktayım.Net bir tarih veremeyeceğim ama YGS’den beri kitap bitirmedim.Tanrıların Arabaları’na başlamıştım ama 20 sayfa kadar okuyup bırakmıştım.Daha doğrusu , dediğim gibi bırakmak zorunda kalmıştım.

Ama kötü olmuş gerçekten…Artık koltuğa veya yatağa gömülüp saatlerce kitap okuyamıyorum.Kitap okumanın benim için su içmek kadar önemli olduğu zamanları bilirdim.Ama siz siz olun böyle bir şeye asla ama asla uzun soluklu bir ara vermeyin.Sonuçları felaket olabilir benden söylemesi.

Az önce baktım da bu kitaba başlayalı neredeyse 1 ay olmuş.Bunun 2 nedeni olabilir.1)Sıkıcı bir kitaptır 2)Yukarıda bahsettiğim okuyamama sorunumdandır.

Fazla uzatmadan kitaba gelelim…

Kitap , aslında kapağında belirtildiği gibi Neo-nazi ve Türk işçiler arasındaki kavganın olduğu bir zaman diliminden başlamıyor.Sanırım burada insanlarda merak uyandırıp satışları arttırma gibi bir durum söz konusu olabilir.Kitap , aşırı milleyetçi kesimle müslümanların biraz sorunlu olduğu dönemden başlıyor.Bu sorunlu ortamın asıl nedeni cami inşaası.

Kitabı okurken bu tarz bir olayın yaşandığı aklıma geldi.Belki olay olmadı ama gazetelerde çıkmıştı diye hatırlıyordum.Demin biraz araştırdım da gerçekten Köln’de bazı olaylar yaşanmış.

Grooveshark’dan Lasf.Fm’e Skrop

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Web

grooveshark_lastfm_scrobbler

Merhabalar ,

Yazıya başlarken hemen belirteyim bu olay sadece Chrome için geçerlidir.Firefox için bu tarz bir eklenti var mı diye de baktım ama şaşırtıcı derecede 1 Last.Fm uygulaması dışında hiçbir şey yok.Chrome eklenti olarak Firefox’u geçmiş gibi.. (Uzun bir aradan sonra yenide chrome’a geçtim de)

  • Öncelikle şu adresten Grooveshark Scrobbler isimli eklentiyi indirip kuruyoruz.
  • Eklenti yüklendikten sonra ayaların yapılacağı sekme açılacaktır.
  • 1. adımda “Allow” butonuna tıklayarak , açılan Last.Fm sayfasından eklentiye izin veriyoruz.
  • Last.Fm sayfasından “Uygulama onaylandı” bilgisini aldıktan sonra ayar sekmesine geri dönüyoruz.
  • 2. adıma geçip “confirm” butonuna tıklarak eklentinin kendini test etmesini sağlıyoruz.
  • Eğer “This extension is connected to Last.fm !” yazını gördüyseniz hiçbir sorun yoktur.
  • Chrome’u kapatıp tekrar açarsanız (evet bu gerekli) artık Grooveshark’da dinlediğiniz müziklerin Last.Fm’e skroplanması gerekiyor.

[İzledim] Harry Potter Ve Ölüm Yadigarları Bölüm 2

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Okudum / İzledim

Harry_Potter_ve_Olum_Yadigarlari_Part_2

Bugün , önceden herhangi plan olmaksızın aniden filme gitme fikri çıktı ortaya.Genelde plansız yaşamam ama fena hiç fena değilmiş bir kez daha fark ettim.Filme geçmeden önce şu kısacık olayı anlatayım.Yazılarımı okuyanlar hatırlar , Limit Yok filminde bilet alırken saçma bir dialog yaşamıştım.Yine bilet alırken ilginç bir dialog oldu.

Filme eski bir hocamla gitmiştim.Biletleri alırken kadın bize “Genç Türkcell var mı?” diye sordu.Hocam bana dönüp aynı soruyu tekrarladı.Ve ben de hemen “Genç Vodafone var olmaz mı?” dedim.Kasada kısa bir kopma anı yaşandı.Tamam belki herkes içinden koptu ama yine de komikti ve güldük yani :)

Gelelim filme…

Film , Voldemort’un mürver asa’yı almasıyla , birinci kısmın bittiği yerden başlıyor.Sanırım yönetmenin (veya her kimse) yaptığı en akıllıca şey böyle güzel bir yerde filmi 2′ye ayırmak olmuş.

Sonra hızlı bir hortkuluk avı başlıyor.Gerçekten olayların işlenme süresi kafamı karıştırdı.Sıra son hortkuluğa gelene kadar olaylar çok hızlı gelişiyor.Kitapta da mı öyleydi film boyu bunu düşündüm.

Ve şuan saatin 02:04 olması üzerine bundan sonra film izlenimlerimi sıralama şeklinde yapmaya karar verdim.Paragraflar halinde yazmaya çalışmak canımı sıkıyor.

25 Harika TED Videosu ve Altyazıları #1

Written by bbuyukguzel. Posted in Genel, Listeler, Okudum / İzledim

Merhabalar,

Öncelikle TED nedir?Ayrıntılı açıklamasına şu adresten bakabilirsiniz.

Ama ben 1 cümleyle anlatacak olsam ; konularında uzman müthiş insanların konuşmalarının olduğu , insanın ufkunu genişleten bir nevi kişisel gelişim platformu diyebilirim.Tabiki çok farklı alanlarda , çok farklı konuşmalar var ama dediğim gibi bu benim yorumum..

En sevdiğim videoyu birinci sıraya koyarak listeye başlayalım.Diğer videolar için belirli bir sıra yok.Hepsini de izlemedim açıkçası.Bu listeyi FriendFeed’deki bir feedden oluşturdum.Yazının sonunda burdaki tüm videoların Türkçe altyazılarının olduğu dosyayı paylaşıyorum.

Videoları , bu sayfa üzerinden veya altlarındaki linke tıklayıp açılan sayfadaki download butonundan bilgisayarınıza indirip , verdiğim altyazılarla birlikte izleyebilirsiniz..

Ve hemen ekleyeyim en kısa zamanda yazının 2. hatta 3. kısımlarını yayınlayacağım..

Not:Sayfayı açtığınzda videoların gözükmesi 5-10 saniye kadar sürebiliyor.Ama yazının buraya kadarki kısmını okuduysanız muhtemelen videolar yüklenmiş olacaktır :)

Ken Robinson diyor ki; “Okullar yaratıcılığı öldürüyor.”